Gül'üm... İskender Pala

     

Gül'üm...

...Ne yana baksa Gül'den bir iz görür gözler, ne yöne dönse Gül'ü
özler, geceler ve gündüzler.

 

Eşya ve varlık gül için vardır ve Gül,
eşya ve varlık için.

 

Bir milyon adı varsa aşkın, bir eksiğiyle hep
Gül'den alır ilhamını.

 

Kâğıt, kalem ve kitap... Söz, kelam ve
hitap...

 

 Her suret ve her şekilde Gül'e mahkum.

Kimiler Gül dediler, ömür boyu güldüler; kimiler Gül dediler, gül
uğruna öldüler.

Gül'ü anlatmayan dil ne söyler ki efsaneden başka!..

 

 Gül harflerinden
gül söylemeyen kelimeler gerçeği olmayan isimlerden öte nedir ki?!..


Gül kokusu taşıyan bilgi canda ışık; gül destesi götürmeyen kervan
bedene kuru yük değil midir?

Gül ağlama gül bize

Ele diken gül bize

Gül olanın yüzünde

Gül açılır gül bize

Şimdi bir yılgınlık çağına geldik. Gül için feryâdlar çağına ve
denildi:

Gül gûş ettiremez boş yere bülbül inler

Varakı mihr ü vefâyı kim okur kim dinler

Şikayet değildir kasdım Gül'üm, cür'etim içimin yanışından...


Gülistanlarda savaşlar var, bülbüllerin kurşuna dizilip kefensiz
gömülüyor.

 

 Hiç bugünkü kadar yakışmadı Kâbe'ne siyahlar ve biz seni
hiç bugünkü kadar özlemedik.

 

Varlığa bir Gül ise sebep, kokusundan ya
renginden nasıl duralım ayrı?!..

Ebedî gülşeninde tek ayak üzre duracak bir yer de vermez misin bize
Gül'üm?!..


İskender Pala

Yorum Yaz